Jennifer Lopez Gibi Yaşlanmanın Püf Noktaları: Dr. Meltem Şentürk Açıklıyor.

jlo2

Ünlülere nasıl bu kadar genç kaldığını sorduğunuzda aldığınız cevaplar genellikle şunlar olur:

Vejeteryanım, düzenli spor yapıyorum, yediğime içtiğime dikkat ediyorum, alkol ve sigara kesinlikle kullanmıyorum hatta ünlülere yüzlerinin nasıl bu kadar ışıldadığını sorduğunuzda meditasyon yapıyorum gibi cevaplar işitirsiniz.

Jennifer Lopez'den, Sandra Bullock'a kadar birçok ünlü mikrofonlar bu soruyu yönelttiğinde yukarıdaki cevapları verir.

Doktorumuz Meltem Şentürk de yukarıda yazılan maddelerin birçoğuna uyar.

Düzenli uyku, akdeniz tipi beslenme, alkol ve sigaradan uzak bir hayat ve pilates doktorumuzun gündelik hayatında ilke haline getirdiği ve hastalarıyla sohbetlerinde sıkça önerdiği maddelerdir.

Ama bunlar daha genç görünmek için yeterli mi? Meltem Hanım'a bu soruyu yönelttiğimizde bize şunları söyledi:

- Meltem Hanım, gerek ülkemizde gerekse yurtdışında birok ünlü ''güzelliğiniz için hiç bıçak altına yattınız mı?'' sorusuyla karşılaştıklarında ''hayır'' cevabını veriyor. Verdikleri bu cevap sizce gerçekleri yansıtıyor mu?

Estetik operasyon geçirmesine rağmen geçirmediğini söyleyen birçok ünlü var fakat estetik alanındaki ilerlemeler sayesinde günümüzde daha iyi ve genç görünmek için bıçak altına yatmaya duyulan ihtiyacın giderek azalması da su götürmez bir gerçek.

Estetik dünyasında kısa bir süre öncesine kadar cerrahi işlemler gerektiren süreçler günümüzde çok daha hafif girişimler ile herhangi bir cerrahi müdahaleye gereksinim kalmadan düzeltilebiliyor.

Bu işlemlere “minimal invaziv girişimler” diyoruz. Aslında ünlülerin estetik operasyon yaptırmadıklarını söylemelerinin bir nedeni de bu. Emin olabilirsiniz ki günümüzde ihtiyacı olup da botoks yaptırmayan ünlü sayısı botoks yaptıran ünlü sayısından çok daha az.

Kırışıklık tedavileri için botoks ve dolgu olağanüstü rahat ve kolay çözümler sunuyor, böylece artık birçok kişi genel anestezi gerektiren yüz germe operasyonlarına katlanmak zorunda kalmıyor.

Diğer yandan, yaşa bağlı yüz sarkmalarında iplik asma yöntemi ile yüzdeki sarkma çok ileri değilse ameliyata gerek kalmadan çok etkili sonuçlar alabiliyoruz.

Yanaklardaki hacim kayıpları ve dudaklardaki hacim kayıpları hem yılların getirdiği olumsuz etkiler sonucu oluşabilmekte hem de gençlerde bu bölgeler hacim artırmak için kullanılabilmektedir.

Bu sayede bu bölgelere implant yerleştirme operasyonlarına neredeyse gerek kalmıyor.

Gözaltı morluk, çukurluk, torbalanma sorunlarına etkili bu bölgelere özel olan ışık dolgusu gibi dolgular müthiş sonuçlar vermekte.

Çene altındaki yağ kitlesinin artması sonucu oluşan gıdı problemi artık enjeksiyonlar ile çözümlenebilmekte.

Yara izleri, akne izleri çok ileri düzeyde değil ise son teknoloji lazer sistemleri, radyofrekans sistemleri yanında kollajen yapımını arttırıcı enjeksiyonlar ile operasyonlara gereksinimi oldukça azaltmıştır.

Geçmişte görüntümüzü iyileştirmemiz için bıçak altına yatmayı zorunlu kılan birçok durum için bugün kozmetoloji çözümler üretmiştir.

50'li hatta 60'lı yaşlarda hala çekici görünmek artık sadece estetik cerrahiyle gerçekleştirilebilecek bir konu olmaktan çıktı.

Yukarıda saydığım birçok işlemi ünlülerin yaptırdığı da artık günümüzün gizlenemeyen gerçekleri...

Eğer 50 yaşında hala çekici bir görüntüye sahip olmak istiyorsanız 20'li yaşların başında beslenmenize dikkat etmeniz, güneşten korunmanız, cildinize iyi bakmanız ve eğer ekonomik durumunuz müsaitse mimik kırışıklıklarınızı gördüğünüz andan itibaren botoks tedavisine başlamanızı öneriyoruz.

Dolayısıyla Sandra Bullock, Jennifer Lopez ya da Julia Roberts'ın 50'li yaşlarında genç görünmelerinin sebeplerinden biri de muhtemelen ciltlerine genç yaşlardan itibaren gerekli bakımları yapmaları.

Tabii botoks, kimyasal peeling ya da ameliyatsız yüz germe gibi işlemlerden geri kaldıklarını da düşünmüyoruz.

Bu ünlüler 20'li yaşlarında ünlü oldukları ve sürekli kameralar karşısında oldukları için erken yaşlarda dermatoloji kliniklerinden hizmet almaya başlıyor. Toplumların geneline göre tıptaki gelişmeler, yeniliklerden çok daha hızlı haberdar oluyorlar. Beslenmelerine dikkat ediyorlar.

Mutlaka bir spor alanı ile ilgileniyorlar. Cildi destekleyici takviyeler yanında, farmasötik denilen kozmetik bir üründen ziyade tedavi edici özelliği ön plnada olan kremleri hayatlarına adapte ediyorlar.

Eğer cilt güzelliği ya da fiziksel güzelliği arttıran, etkiler net şekilde görülen bir değişiklik varsa herkesten önce uygulama şansına sahip oluyorlar.

Dolayısıyla bu şekilde genç kalmayı başarıyorlar.

Sık kullanılan bir söz vardır: ''Anneler güzellik sırlarını sadece kızlarıyla paylaşır'' .

Birçok ünlünün de sadece kızlarıyla paylaştıkları güzellik sırları vardır. Bu sırların birçoğunu artık sadece beslenme ya da düzenli hayat da değil, estetik işlemlerde de aramak gerekiyor.

Harici resimler 7