Gebelikte Damarsal Değişimler

Nedir? Gebelik sırasında damar genişlemeleri ve kan dolaşımı ile ilgili sorunlarla sıklıkla karşılaşılmaktadır. Avuç içi kızarıklığı, ciltte örümcek tarzı kılcal damarlanmalar, yüz ve kollarda kızarıklık ve sıcak-soğuk basması, ödem, varisler, hemoroidler bunlar arasındadır. Aşağıda bu değişimler hakkında daha açıklayıcı bilgiler bulunmaktadır.

Neden oluşur? Gebelik sırasında oldukça yükselen östrojen hormonu nedeniyle, tüm vücutta yeni damar oluşumu ve var olanların büyümesi söz konusudur.

Nasıl seyreder? Çoğunlukla gebeliğin 2 ile 5. ayından sonra başlayan değişimler, doğumdan sonraki 3 ay içinde geriler.

Önlem alınabilir mi? Damarsal değişimlerin çoğu için önlem almak mümkün olamamaktadır. Fakat ödem, varis gibi sorunların sizi daha fazla rahatsız etmemesi veya ilerlememesi için gerekli bazı tavsiyeler ileride yer almaktadır.

Tedavisi var mı? Doğum sonrası düzelmeyip kalıcılık gösteren durumlar (varisler, kılcal damarlanma gibi) gerekli müdahalelerle çözümlenebilir. Bunlar hakkında da gerekli bilgiler aşağıda mevcuttur.

Damarsal DeğişimlerAVUÇ İÇİNDE KIZARIKLIK (Palmar Eritem)

Elin başparmak ve küçük parmak tarafındaki etli bölümlerde kızarıklık şeklinde gözlenir. Hamilelerin %50-55'inde rastlanan bu durum beyaz tenlilerde daha sıktır. Bazen ayak tabanında da oluşabilir. Gebelik dışındaki bir dönemde ortaya çıktığında bir karaciğer hastalığını düşündürmesine karşın, gebelik döneminde tamamen fizyolojik olarak karşımıza çıkar. Kızarıklığa yanma ve kaşıntıda eşlik edebilir. Kaşıntı şiddetli olduğunda nemlendirici kremler faydalı olabilmektedir. Nemlendiricilere cevap vermeyen kaşıntılarda ise doktor önerisine göre bazı ilaçlar kullanılabilir. Doğumdan bir süre sonra kaybolmaktadır.

YÜZ BOYUN ve KOLLARDA KIZARIKLIK

Damarlardaki genişlemeler özellikle vücudun üst bölümünde kızarıklık veya ateş basması şeklide oluşabilir. Bu durum sıcak ve soğuk duyarlılığı artışı şeklinde de gözlenebilir. Doğum sonrası kaybolmaktadır.

Ciltte Örümcek Tarzı DamarlanmalarCİLTTE ÖRÜMCEK TARZI DAMARLANMALAR (Spider Hemanjiyomlar)

Bu tür oluşumlar sıklıkla yüzde ve boyunda bazen de karın cildinde ortaya çıkar. Merkezde bir damar ve bu damardan etrafa adeta bir örümceğin ayakları gibi ışınsal olarak yayılan kılcal damarlanmalar şeklindedirler. Bir şikayete yol açmadıklarından tedavi gereksizdir. Hormonal etkiye bağlı bu değişiklikler gebelik boyunca devam edip, gebelikten sonra genelde geriler. Fakat kalıcı oldukları durumlar görülebilir, bu takdirde koterizasyon veya lazer tedavisi ile ortadan kaldırılabilirler.

VARİSLER

Hamilelerin yaklaşık 1/3'ünde varis denilen damar genişlemeleri görülmektedir. Varisler özellikle hamileliğin ilerleyen dönemlerinde, oldukça büyümüş olan bebek ve içinde bulunduğu uterusun (rahim) damarlara baskısı sonucu bacaklar ve genital organlarda görülmektedir. Gebelik sırasında oluşan hemoroidler de benzer sebeplerle oluşan damar genişlemeleridir. Varis şikayeti ailesel yatkılık veya gebelik öncesi varislerin olması durumunda daha önemli hale gelmektedir. Eğer yatkınlık varsa, hamilelik sırasında varislerde iltihap ve tıkanma (tromboflebit ve derin ven trombozu) oluşabilir. Varis ve kılcal damar oluşumuna eğilimli olan kişilerin hamileler için özel üretilen varis çorabı giymesi uygun olacaktır. Her sabah yataktan kalkmadan önce giyilmelidir. Bacak kaslarını kuvvetlendirmek ve kas hareketlerinin damarlar üzerine masaj yapıcı etkisinden yararlanmak için yürüyüş çok faydalıdır. Dinlenme sırasında da bacakları kalp hizasının üstünde uzatarak tutmak gerekir. Doğumdan sonra varislerin bir kısmında gerileme olur. İyileşmeyenler lazer, skleroterapi veya ameliyat yöntemleriyle tedavi edilebilir.

ÖDEM

Hamilelerin yaklaşık yarısında yüz, göz kapakları, el ve ayaklarda su toplanmasına bağlı ödem denilen şişmeler görülür. Bu şişlikler genellikle sabah erken saatlerde daha belirgin iken, gün içinde kaybolur. Ama gebeliğin ilerleyen dönemlerinde, özellikle fazla ayakta kalındığı zaman özellikle bacaklarda ki ödem akşam saatlerine doğru belirginleşir ve sabah ortadan kalkar. Ödem ayrıca önemli bir hastalık olan gebelik zehirlenmesi (pre-eklampsi) durumunda veya çeşitli kalp ve böbrek hastalıklarında da ortaya çıkabilir. Bundan dolayı ödemin ayırt edilmesi önemlidir. Gebelik sırasında görülen ödemin çok şiddetli olmaması için tuz tüketimine dikkat edilmeli, doktorunuzun tavsiye ettiği egzersizlerin yapılması ihmal edilmemeli, gün içinde dinlenirken ayaklar biraz yükseğe kaldırılmalı, gece yatarken ise ayakların altına yastık koyulması faydalı olacaktır. Ödemin azalması sağlayan idrar söktürücüler kesinlikle kullanılmamalıdır. Ödem doğum sonrası kısa sürede kaybolacaktır.

Harici resimler 7