Antalya'da Saç Ekimi

sac_ekimi_antalya

Saç dökülmesi, hem erkek hem kadın popülasyonunu etkileyen, toplumda oldukça sık görülen, kozmetik bir problemdir.

Dünyada her yıl 800 binden fazla kişi saç dökülmesine kalıcı olarak çözüm aramaktadır.

Saç ekimi, gerek bu alanda bilimsel gelişmelerin hızlanması gerekse tecrübenin artmasıyla çok sık tercih edilen bir uygulama haline gelmiştir.

Türkiye, dünyada en çok saç ekimi yapılan ülkelerin başında gelmektedir. Türkiye’de her gün 1500’den fazla saç ekim işlemi yapıldığı tahmin ediliyor.

İstanbul saç ekiminin en çok yapıldığı şehir iken, Antalya ve Ankara’nın bu şehirlerden sonra saç ekimi alanında en popüler illerimiz olarak sıralanmaktadır.

2002 yılından beri hizmet veren kliniğimiz, Antalya’da Sağlık Bakanlığından saç ekimi ruhsatı alan ilk klinik olma özelliğini taşırken, sağladığı teknik ve pratik yeterliliklerle Sağlık Turizmi belgesi alan ve ağırlıklı olarak yurtdışı pazara hizmet veren bir klinik olarak öne çıkmaktadır.

sac_ekim_yorum_1

DK Klinik, Sağlık Bakanlığı’ndan saç ekimi ruhsatı alan Antalya’daki ilk kliniktir. Saç ekiminin tüm süreçlerinde bilimsel bir yaklaşım benimsenir. Bizi farklı kılan bazı artılarımız şunlardır:

. Kliniğimizin kurucusu Dr Meltem Şentürk, uluslarası saç restorasyon cerrahisi üyesidir.

. Saç ekimi süreçlerin yer alan personellerimizin tümü bu konuda eğitimli ve tecrübelidir. Saç dökülmesi tedavileri hakkındaki son gelişmeler personelimiz tarafından yakından takip edilmektedir.

. Saç ekiminden sonraki 3 ay içinde, ekilen greftlerin yaşama oranını arttırmak için 3 PRP işlemi ücretsiz uygulanır.

. Kliniğimizde saç ekimine dışarıdan temin edilen çalışanlar değil, kendi sigortalı çalışanlarımız katılıyor.

. Tüm işlerimizde şeffafız. Kliniğimizde öncesi-sonrası resimlerini görebilir, uzmanlarımızla ücretsiz yüz-yüze görüşme yaparak istediğiniz soruları sorabilir, ayrıntılı yanıtlar alabilirsiniz.

. 4.000 grefti geçen uygulamalarda gerek hastanın kafa derisindeki hasarı minimize etmek, gerekse saç ekim ekibinin konsantrasyonunu üst düzeyde tutmak için işlem iki güne bölünür.

. Hastalarımızın takibi düzenlidir. Saç ekimini kliniğimizde yaptıran kişi istediği zaman Whatsapp ya da telefonla ulaşabilir, sorularına detaylı yanıtlar bulabilir.

. FUE tekniğinin her iki metodunu da uygulayabiliyoruz. Talebe ya da kimi zaman kişinin greft kalitesi gibi özelliklerine göre, gerek kanal tekniği gerekse kalem tekniği uygulayabiliyoruz.

. 18 senedir Antalya’da faaliyette olan kliniğimiz, Antalya’nın en eski dermatoloji ve estetik kliniklerinden biridir.

uyeliklerimiz


Saç Ektirmeyi Düşünüyorsunuz. Süreç Nasıl İşliyor?

-Danışma ve Öngörüşüme Aşaması

İsterseniz Whatsapp ya da e-mail aracılığıyla, isterseniz kliniğimize gelerek ücretsiz muayene oluyorsunuz. Yaptığımız değerlendirmede, ne kadar grefte ihtiyaç duyulduğu, donör bölgenizin uygun olup olmadığı, greftlerinizin kalite durumu gibi bilgiler veriliyor. Operasyon ücreti hakkında bilgilendirme yapılıyor.

-Kan Alımı

Eğer işlemi yaptırmaya karar verdiyseniz, işlemden bir ya da birkaç gün önce kliniğimize gelmeniz ve kanınızın alınması gerekiyor. Ayrıntılı kan testleri ile operasyonun önünde sağlık açısından bir engel olup olmadığı belirleniyor. Bunun yanında saç dökülmenizin arkasında genetik kaynaklı dökülme dışında başka bir etmen olup olmadığı ortaya çıkartılıyor.

-Operasyon Günü

Kanınız alındıktan sonra operasyon günü kararlaştırılıyor. Saat 09:00 gibi kliniğimize gelmeniz bekleniyor. Operasyon başlıyor.

-Düzenli Takip

Operasyondan sonra düzenli aralıklarla kliniğimize gelmeniz, her şeyin yolunda olup olmadığını belirlememiz açısından önemli. Kliniğimize gelen hastalarımıza, PRP uygulaması ücretsiz şekilde yapılıyor. İstediğiniz takdirde online kanallar ile de resimlerinizi gönderebiliyorsunuz.

sac_ekim_yorum_22


FUE tekniği ile saç ekimi nasıl yapılır? (Ayrıntılı)

sac_ekim_asamalari

sac_ekim_asamalari_2

  • Saç ekimi yapılmadan önce kişinin saç ekimi için uygun aday olup olmadığı belirlenir.

    Örneğin, şeker, tansiyon ya da buna benzer, operasyon sırasında sorun teşkil edebilecek bir rahatsızlığın olup olmadığı öğrenilir. Hastanın sağlık geçmişi araştırıldıktan sonra kişinin donör bölgesi incelenir ve gerekli olan greft miktarı belirlenir. Kişinin kanı alınır, detaylı kan sonuçları incelenir.

  • İşlem başlamadan önce hastanın saçı tamamen traş edilir. Hastanın saçının tamamen traş edilmesinin en önemli sebepleri, olası bir enfeskiyon riskini azaltmak ve operasyon sırasında görerek, rahat çalışılmasını sağlamaktır.

  • Hasta ile birlikte saç ön çizgisi belirlenir. Burada hastanın fikirleri kadar, uzmanlarımızın önerileri de önemlidir. Kişinin yaşı, yüzünün şekli, cinsiyeti, saçların çıkış yönü gibi faktörler göz önüne alınarak eğer varsa hastanın talebi ile uzmanımızın önerisi arasında bir denge bulunmalıdır.

  • Saç ön çizgisi belirlendikten sonra hasta saç ekim odasına alınır. Hastanın operasyon süresince ağrı hissetmemesi için lokal anestezi uygulanır. Hastanın kafa derisine yaklaşık 10-15 ince uçlu iğne enjekte edilir. Bu iğnelerin ilk birkaç tanesi hasta tarafından bir miktar hissedilirken, diğer iğneleri hasta hissetmez.

  • Donör alandan (ense üstünden başlayan bölge) foliküller tek tek toplanır. Bu toplama işlemi bir motordan güç alan punch biyopsi kalemleriyle yapılır. Foliküllerin özelliğine göre kullanılan kalem ucu değiştirilir. Kalem uçları 2-3 hastada bir yenilenmektedir. Her opeasyondan sonra bu uçların cerrahi sterilizasyonu otoklav yöntemiyle sağlanır.

  • Toplanan greftler ekilmeden önce PRP uygulaması yapılır. Bu uygulamada amaç, ekilecek greftlerin, saç derisine tutunma kalitesini yükseltmektir.

  • Toplanan greftler Choi Implanter Pen denilen bir saç ekim kalemine yerleştirilir ve ekime başlanır. Ekimin süresi ekilecek greft sayısına göre değişir. Örneğin, 2.000 greftlik bir saç ekimi ortalama 3 saat sürerken, 4.000 greftlik bir saç ekiminin ekilme aşaması 5-6 saat sürer. Bu yüzden, 4.000 grefti geçen uygulamaları genellikle 2 güne ayırmaktayız.

  • Ekim tamamlandıktan sonra hastaya yapmayı gerekenler anlatılır ve şampuanları ve ilaçları verilir.

Kaç greft ektirmem gerekir?

Eğer daha önce farklı saç ekim klinikleri ile görüştüyseniz, farklı kliniklerin size gereken greft sayısıyla ilgili birbirinden farklı görüşte olduğunu fark etmiş olabilirsiniz.

Örneğin, farklı kliniklere resimlerinizi gönderdiğinizde bir klinik size 2000 greft gerektiğini söylerken, diğer bir klinik 3000 gerektiğini söyleyebilir.

Elbette farklı kliniklerin farklı bakış açıları ve yaklaşımları önemli olsa da başka bir neden de daha fazla greft söylemenin hasta tarafından daha ikna edici olacağının düşünülmesi olabilir.

Greft sayısına karar verirken kritik olan faktörlerden biri de donör bölgenizin yeterliliğidir. Açık alanlarınızı kapamak için size 4.000 greft gerekse de kimi kişilerde donör alan elverişli olmadığı için maksimum 3.000 greft ya da daha az ekilebilir.

Ayrıca yine önemli bir faktör de hastanın ileride ikinci bir ekime ihtiyacı olup olmadığının değerlendirilmesidir. Eğer hastanın ileride ikinci bir ekim yaptırabileceği düşünülüyorsa maksimum sayıda greft toplanmamalı, gelecek düşünülerek tasarruflu davranılmalıdır.

sac_ekim_operasyon_3

Norwood-Hamilton Skalası, bir kişiye hangi saç açıklığında kaç greft ekilmesi gerektiği ile ilgili dünyada kullanılan en popüler göstergedir.

İnternette ‘’Norwood-Hamilton’’ anahtar kelimesi ile kısa bir arama yaparak, resimleri inceleyerek, kendinize ne kadar greft gerektiğini görebilirsiniz.

Ancak, tecrübelerimiz göstermektedir ki tatmin edici sonuçlar için Norwood-Hamilton çizelgesindeki rakamların üzerine çıkmak gerekmektedir.

Örneğin, bu skalada 3000 greftlik bir ekim öneriliyorsa, tatmin edici sonuç çoğu zaman 3800-4000 greft ile sağlanabilecektir.

Size kaç greft gerektiği ile ilgili bilgiyi öğrenmek için resimlerinizi [email protected]’ye ya da 545 617 10 06 numaralı Whatsapp hattımıza gönderebilirsiniz.

Saç ekimi kaç yaşından sonra yapılmalıdır?

Bu soruya yanıt vermek için kişinin saç dökülmesinin devam edip etmediğiinin belirlenmesi gerekir. Eğer kişinin saç dökülme hızı yavaşladıysa saç dökülmesi düşünülebilir ama kişinin saçı hala agresif şekilde dökülmeye devam ediyorsa saç ekimi önermemekteyiz.

30 yaşın altındaki kişilerin saç dökülmeleri genellikle hızlı bir şekilde devam etmektedir. 30 yaşın altı bu yüzden saç ekimi için uygun olmamaktadır. Eğer kişi ısrar ediyorsa durumun riskleri söylenmelidir.

1

Saçları agresif şekilde dökülmeye devam edilen kişilere saç ekimi yapılsa dahi, sürekli farklı alanlar kelleşmeye devam edecektir. Dolayısıyla kişi görüntüsünden memnun olmamaya devam edecektir.

Diğer yandan bu kişilere saç ekimi yapılması ve donör alanın kullanılması, ihtiyaç olduğunda ikinci bir saç ekimini riske atabilir. Çünkü donör bölgemizdeki kökler sınırsız değildir.

İlk ekimde kullanılan donör alan, yeniden greft üretmeyeceği için ileride ikinci bir saç ekimi ihtiyacı doğduğunda, yeterli rezerv bulunamadığından ekim yapılamayacak ya da yapılsa bile tatmin edici sonuç vermeyecektir.

Hangi Saç Ekim Tekniğini Kullanıyorsunuz?

FUE saç ekim tekniğini kullanıyoruz. FUE ise günümüzde iki teknikle yapılabiliyor. Bunlardan ilki geleneksel olan kanalların açıldığı kanal tekniği, ikincisi ise giderek yaygınlaşan, kanal açılmasına gerek kalmayan kalem tekniği.

Biz, kalem tekniğiyle daha iyi sonuçlar aldığımız için DHI olarak da anılan kalem tekniğini kullanıyoruz. Kafa derisinin yapısal özelliklerine bağlı olarak, gerektiği takdirde kanal tekniğine geçebiliyoruz.

2

Saç ekimi için uygun bir aday mıyım?

Donör alanı yeterli olan ve 30 yaşın üzerinde, ciddi bir sağlık sorunu olmayan ve saç dökülmesi herhangi bazı sağlık sorunlarına (örneğin tiroit rahatsızlığı saç dökülmesine neden olabilir, bu yüzden operasyondan önce tiroit sorunu tedavi edilmelidir) bağlı olarak dökülmemiş olan kişiler saç ekimine uygun adaylardır.

Ayrıca travma, cerrahi bir işlem ya da yanık sonrası saç kaybı yaşayan kişilere de saç ekimi işlemi yapılabilir.

Greftler vücudun hangi bölgelerinden toplanabilir?

En kaliteli greftler, ense üzerindeki bölgede yer alır. Bu yüzden saç ekiminde öncelikli olarak tercih edilmesi gereken alan bu bölgedir. Ayrıca çene, sakal, göğüs, omuz ve bacak bölgelerindeki kıllarda ekim için kullanılabilir.

Ancak çene, sakal ve ense üstündeki bölge dışındaki donör bölgelerinin karakteristik özellikleri saç foliküllerimizden farklı ve ekildiği takdirde yaşama oranı düşüktür. O yüzden biz bu 3 bölge dışındaki alanları donör bölge olarak kullanmamaktayız.

İşlem ne kadar sürer?

İşlem süresini belirleyen en önemli etken ekilecek greft sayısıdır. Ayrıca alım bölgesinin ne sıklıkta olduğuda süreyi belirleyen diğer bir önemli kriterdir. Alım bölgesi seyrek bir hastanın greftleri daha dikkatli toplanmalı, bu da toplama süresini uzatmaktadır.

Diğer yandan kişinin saç derisinin dokusu da süreyi belirler. Örneğin, eki sırasında rebound oluşan (ekilen greftlerin geri gelmesi) bir kişi için daha fazla zaman ve çaba sarf etmek gerekir.

Normal bir ekimin tamamlanma süreleri aşağıdaki gibidir:

Greft Sayısı: 1500 ise,

Alım aşaması 1,5 saat, yemek molası 1 saat, ekim aşaması 3 saat sürer. Toplamda 5,5 – 6 saat sürer.

Greft sayısı: 3000 ila 3500 ise,

Alım aşaması 2-3 saat, yemek molası 1 saat, ekim aşaması 5-6 saat sürer. Toplamda 8-9 saat sürer.

Not: Genellikle 4.000 greftin üzerindeki ekimleri iki gün bölmekteyiz. Böyle bir durumda tam iki gün gerekmez, operasyon çoğunlukla 1,5 günde tamamlanır.

Ekilen saçlarım doğal görünür mü?

Her gün dışarıda aslında onlarca saç ekimli kişi görüyoruz fakat bunlardan çok azını fark edebiliyoruz. FUE tekniği ile yapılan saç ekimi, daha önceleri yapılan FUT tekniğine göre daha doğal sonuçlar vermektedir.

Eğer saç ekimi için uygun bir adaysanız ve ekimden önce aksi tarafınıza söylenmemişse saçlarınızın doğal görünmesini beklemelisiniz çünkü ekilen saç sizin kendi saçınızdır. Uzama hızı, dokusu ve rengi kendi saçınızın özelliklerini taşımaktadır.

Burada tek istisnai durum, merdivenaltı işletmelerde yapılan ekimlerde geçerli olabilir. Her ne kadar FUE tekniği ile yapılan ekimlerde ameliyat izi beklenmese de merdivenaltı işletmelerde uygulanan saç ekimlerinde greftler hatalı şekilde toplanmakta ve iz kalma riski ortaya çıkmaktadır.

Doğal görünmeyen saç ekiminin başlıca sebepleri şunlardır:

• Saçların doğal çıkış yönüne uygun olmayan bir ekim yapılması
• Saç ön çizgisinin kişinin yaşına uygun olmayan şekilde çizilmesi
• Gereken sıklıkta bir ekim yapılmaması, diğer bir deyişle ekimin seyrek olması
• İşlemden sonra verilen tavsiyelere uyulmaması

Tamamen eski görüntüme kavuşabilir miyim?

Saç ekimi işlemi tıbbi literatürde bir restorasyon girişimi olarak geçer.

Diğer bir deyişle, saç ekimi işlemi bir onarma işlemidir ve sizi tamamen eski görüntünüze kavuşturacağını garanti edemez.

Ayrıca, yaşımız ilerledikçe saç ön çizgimiz bir miktar geriye doğru gider. Bu yüzden tam olarak eski görüntünüze kavuşmanız aslında sizi doğal olmayacak, çocuksu bir görüntüye sahip olmanıza neden olabilir.

Günümüzde FUE tekniği ile saç ekimi oldukça başarılı ve kalıcı sonuçlar vermektedir. Saç ekimi yaptıran kişilerin oldukça büyük bir yüzdesi sonuçlardan memnun kalmaktadır.

Her ne kadar eski görünütüzün aynısına sahip olacağınız garanti olarak görülemese de, eğer saç ekimi için uygun bir adaysanız, büyük bir ihtimalle sonuçtan memnun olacaksınız.

Saç Ekiminde Başarı Oranı Nedir?

Açık alanını kapatacak kadar donör alanı olan kişilerde saç ekiminin başarılı olması beklenir.
İşinde uzmanlaşmış bir klinikte, ekilen greftlerin %85-%95’inin tutması yani yaşaması beklenir.

Bu oran oldukça yüksek ve tatmin edici bir orandır.

Diğer yandan ekilen greftlerin büyük bir kısmı tutsa ve kişinin ekilen saçları tutsa da kişi sonuçtan tatmin olmayabilir.

Örneğin, ekilen saçların fırça görünümünde olması, saçların düzensiz çıkması, bazı alanların seyrek bazı alanların yoğun ekilmesi ya da hastanın ekim sonrası yapması gerekenleri ihmal etmesi, kötü bir görüntüye neden olabilir.

Uzman bir klinikte, bu risklerin büyük bölümü minimal düzeydedir.

Ekilen Saçlarım İleride Dökülür Mü?

Ekilen saçlar dökülmez. Belki çok uzun vadede %10 civarında bir kısmı dökülecektir.

Eğer saçlarınızın dökülme süreci devam ederken saç ekimi yaptırırsanız, saçlarınız dökülmeye elbette devam edecektir. Ancak, dökülen saçlarınız ekilen saçlarınız değil, halihazırda sahip olduğunuz saçlar olacaktır.

Dolayısıyla saçlar dökülme aşamasındayken saç ekim yapılmasını çok zorunlu olmadıkça tavsiye etmiyoruz.

Çünkü her ne kadar ektirdiğiniz saçlar dökülmese de eski saçlar döküleceği için estetik açıdan negatif bir görüntü ortaya çıkabilir. Bunun yanında bir daha saç ekimi operasyonuna gereksinim duymanız söz konusu da olabilecektir. Bu yüzden saç ekimi planlaması yapılırken gelecek de göz önünde tutulmalıdır.

Saç ekiminden önce dikkat etmem gerekenler nedir?

- Kan sulandırıcı ilaçlar ve alkol tüketimi işlemden birkaç gün önce sonlandırılmalıdır. B ve E vitamini eğer kullanılıyorsa işlemden 1 hafta önce kesilmelidir. İşlemden bir iki gün önce kahve ve baharatlı yiyecekleri yemeyi bırakmanızı öneririz.

- Minoksidil içeren ilaçlar işlemden 15 gün önce kesilmelidir

- Özellikle karışım tarzındaki, içeriği bilinmeyen bitki çaylarının tüketimi işlemden birkaç gün önce kesilmelidir.

- Saçlarınız işlemden hemen önce 0 numara olmamalıdır. Bundan ötürü eğer saçlarınızı kazıyorsanız, 1 hafta önce kazımayı bırakınız.

- İşlemden 2 hafta önce başınızın güneşle direkt temasından kaçınınız. Başınızın bronzlaşmamış olmasına dikkat ediniz.

- Düzenli olarak kullandığınız ilaçları kullanmaya devam ediniz ancak ilaç bilgisini mutlaka doktorunuza iletiniz.

- İşlemden sonra araba sürmemeniz gerekmektedir çünkü sersemlik olabilir. Önleminizi alarak operasyona gelmeniz gerekmektedir.

Notlar: İşlemden önce kliniğimizde saçlarınızın kısaltılma işlemi yapılacaktır. Sabah operasyona gelmeden kahvaltı yapabilirsiniz. Operasyondan belli bir süre önce kliniğimize gelmeniz ve kanınızın alınması gerekmektedir. Operasyondan sonra araç kullanılmamalıdır. Düzenli kullanılan ilaçlar hakkında uzmanımız bilgilendirilmelidir.

Saç ekimi işleminin riskleri nelerdir?

Eğer işlem Sağlık Bakanlığından saç ekim yapabilir ruhsatı olan hastanelerde ya da poliklinik statüsündeki (tüm polikliniklerde yapılamaz, sadece saç ekim ruhsatı olan kliniklerde yapılabilir) işlemin sağlık açısından riskleri oldukça azdır ve neredeyse tamamı geçicidir.

Saç ekimi lokal anestezi altında, hasta uyutulmadan yapılan bir işlemdir. İşlemin sağlık açısından görülebilecek yan etkileri geçici morarma, şişlik (göz altlarında da oluşabilir), kızarıklık, küçük kabuklar ve folikülit’dir.

Güvenilir bir merkezde, cerrahi sterilizasyon koşullarının uygulandığı bir ortamda yapılan bir saç ekimi işleminde enfeksiyon riski oldukça düşüktür. Eğer enfeksiyon oluşacağı gözlemleniyorsa antibiyotik tedavisine başlanabilir.

Kliniğimizde hastalarımız operasyondan sonra düzenli olarak takip edilir ve olası bir enfeksiyonun henüz başlangıç aşamasında engellenmesi hedeflenir.

Saç ekiminin en büyük riski kozmetik risk olarak adlandırabileceğimiz risktir.

Hastanın sonuçlardan memnun kalmama her estetik operasyonda olduğu gibi saç ekiminde de vardır.

Bu risk, güvenilir donör alan olarak kullanılamayacak göğüs, bacak vb. bölgelerin kullanıldığı ekimlerde oldukça yüksektir çünkü bu bölgelerdeki foliküllerin kalitesi ve saç derisiyle uyumu oldukça düşüktür.

Diğer yandan, genç bir hastaya yapılan ekimlerde agresif şekilde alım yapılması ve hastanın ileride de ekime ihtiyacı olacağının düşünülmemesi ya da ekonomik sebeplerle hastadan bu bilginin saklanması saç ekimi alanında görülebilecek diğer bir risktir.

Saç ekiminden sonra nelere dikkat etmem gerekir?

  • İşlemden sonra dikkat edilmesi gereken en önemli maddeler olası bir enfeksiyona yol açabilecek aktivitelerden uzak durmak ve güneş ışığından uzak durmaktır.
  • Sauna, hamam, yüzme, güneşlenme ve solaryumdan 2-3 ay süresince uzak durulmalıdır. Güneş ışığına direkt olarak 2-3 ay boyunca maruz kalınmamalıdır.

  • İşlemden sonraki 1 ay boyunca yorucu ve sizi terletecek spor aktivitelerinden kaçınılmalıdır. (ağırlık kaldırma, fitness, basketbol, futbol vb)

  • İşlemden sonra yatak istirahati gerektirecek bir durum yoktur fakat işlem gününde evinizde istirahat ederek geçirmeniz önerilir.

  • İşlemden sonraki ilk 3 gün boyunca yüksek yastık kullanılması gerekir. Sırtüstü ya da yan yatılabilir. Yüzükoyun yatmaktan kaçınılmalıdır.

  • İşlemden sonraki 5-6 gün boyunca şapka takılmamalıdır. Eğer kasket gibi sert bir şapka takılması gerekiyorsa 2-3 hafta beklenmelidir.

    Yukarıdaki maddelerde verilen süreler değişkenlik gösterebilir. Bu yüzden işlem yaptırdığınız merkeze resimlerinizi düzenli olarak göndererek, iletişim halinde kalınması gerekir.

Yurtdışından Gelen Kişiler İçin Bir Paket Tekifiniz Var Mı?

Türkiye dışından gelecek hastalarımız için transfer ve otel fiyatının dahil olduğu bir paketimiz vardır. Bu pakette havalimanı, otel ve kliniğimiz arasında olacak tüm transferler ve 3 günlük otel fiyatı dahildir.

Harici resimler 7